Hoşgeldiniz

KUVVETSİZ ADALET ACİZ, ADALETSİZ KUVVET İSE ZALİMDİR!


Hukuk deyince akımıza, her türlü hayata, vicdana, ahlaka ve demokratik toplum temellerine uyumlu evrensel kurallar gelirken, diğer taraftan da  devlet tarafından konulmuş ve yaptırımı olan kurallar gelmektedir. Esas itibariyle hukuk kavramı her iki anlamı da kapsamakla birlikte, hukuktan kastımız bazen meşruluk bazen de yasallıktır. Bu durum anlam kaymalarına ve hukuk algımızda karışıklığa yol açmaktadır. Hukukun bu iki yönünün kavramlaştırılması halinde yanlış algılama ve anlam kaymaları ortadan kalkacaktır.

Hukuku sadece yasalardan ibaret saymak ve yazılı kurallar bütünü olarak algılamak bizi yanlışa sevkeder. Zira hukuk, ilk insanın varolmasından bu yana hala yaşamını sürdüren bir olgudur. Aynı zamanda devamlı bir değişim içinde bulunmaktadır. Bu nedenle değişen toplum düzenlerine ve yaşam tarzlarına ayrıca örf ve adete bağlı olarak  değişiklik göstermekte  ve özünde dinamizm taşımaktadır. Ayrıca Hakimlerin kararlarını verirken dar ve katı kalıplar arasına da sıkışmaması gerekmektedir. Zira Yargıtay'ın bir kararında; "Hakim,tabiata,olağana,gerçeğe uygun bir biçimde; katı kalpler ve katı kalıplar içerisinde sıkışıp kalmadan, uyuşmazlığa İNSAN KOKUSU taşıyan bir çözüm getirmek zorundadır." denmiştir.

Adalet,  sadece ve sadece hukuka bağlı kalmakla sağlanabilir. Hukukun buyrukları olan ; Dürüst yaşamak, başkasına zarar vermemek, herkese hakkını vermek düsturları her daim aklımıza ve vicdanımıza kazılı bulunmalıdır.

Hükmeden kimselerde daha titizlikle bulunması gereken adalet ve hukuk anlayışı, hukukun üstünlüğü ve egemenliği noktasında önem taşımaktadır. Zira aksi durum toplumda kaos ve düzensizliğe sebebiyet verecektir. Sadi'nin dediği gibi; Hükümdar haksız olarak bir köylüden yumurta alırsa, adamları köylünün bütün tavuklarını alır."

Adalet ve hak kavramlarının tüm vicdanlarda hayat ve önemli yer bulduğu demokratik bir ülkede bizlerin ve evlatlarımızın ömür boyu yaşaması umuduyla...

 


Avukat Süleyman TOPAK